Genel Makaleler

1996 Mayıs ayında federasyon başkanı olarak göreve geldiğimizde,  gece gündüz bütün komitelerle birlikte federasyonumuzu geçmişteki başarılarından daha yukarıya nasıl taşırız onun alt yapısını ve programını hazırlamaya başlamıştık.  Bu amaçla 1997 den başlayarak 2000 yılı ve olimpiyatlarına kadarki faaliyet programları birbirine bağlantılı olarak hazırlamıştık.1997 yılı faaliyet programı federasyon başkanı olarak şahsımın ve ekibimin hazırlamış olduğu ilk programdı. Bu programlar öyle olmalıydı ki hem temsilde adaleti hem de kısa sürede yeni federasyondan beklenen başarının gelmesini sağlamalıydı.

Örneğin aşağıdaki 1997 yılına ait faaliyet programlarındaki talimatları ve kriterleri geçmişte yapılmış çalışmaları hatırlatmak adına gözden geçirmenizi diliyorum. Göreve tekrar gelmemiz durumunda bu ve buna benzer programlarla camiamızı yine eski başarılı ve adaletli günlerine taşıma gayreti içerisinde olacağız.

Devamını oku: DÖNEMİMİZDE MİLLİ TAKIM SEÇMELERİ VE ADALET

19Taekwondo Eski Başarılar0 bin lisanslı sporcuya ulaşan Türk Taekwondosunun Avrupa ve Dünyadaki tartışılmaz yeri artık hepimizce malum. Geçtiğimiz senelerdeki turnuva ve şampiyonalardaki Avrupa, Dünya şampiyonlukları ve Olimpiyatlardaki madalyalar bunun isbatı. 1986 yılından bu yana Kore tekelinde olan birincilik kürsüsü artık yeni sahibini buldu. Taekwondo Milli Takımlarımız halkımızın gururu olmaya devam ediyor ve edeceğinin sinyallerinide veriyor.
1500'den fazla antrenör, 3000'e yakın hakem ve 188 000 lisanslı sporcusu ile büyük bir camia olan Türk Taekwondosu futboldan sonraki en büyük spor branşı oldu.
Diğer branşlar devşirme sporcularla küçük başarılar peşinde koşarken Taekwondo sporcu ve antrenörlerine yurtduşuından teklifler yağıyor. Hakemlerimiz gittikleri uluslararası organizasyonlarda hayranlıkla izleniyor.

Türk Taekwondosunun bugünlere gelmesindeki büyük emeği geçen sporcularımız ve antrenörlerimiz federasyonumuzun 2000 yılında bilgisayarla çalışmaya başlayan ilk amatör federasyon olmasından sonra düzenli bir şekilde istatistiklenmiş ve internet veya yazılı basın yoluyla duyurularak halkımızla paylaşılmıştır.
Ancak 2000 yılı öncesi için internet ve yazılı basında herhangi bir arşiv veya haber bulmak oldukça zor.

TurkTKD.com bugünkü başarılarımızın mimarları için 2000 yılı ve öncesine ait kapsamlı bir çalışma yaptı. 1976 yılından bu yana ulaşabildiğimiz kayıtlara dayanarak yaptığımız çalışmada Uluslararası turnuva ve şampiyonalarda şampiyon olmuş veya dereceye girmiş sporcularımızın listesini çıkardı.  

Bugünkü başarılarımızın mimarları için yaptığımız araştırma:

Devamını oku: Taekwondo Gurur Tablosu

 

Dünyada Taekwondo dalında 2 önemli organizasyon vardır. WTF ( Dünya Taekwondo Federasyonu) ve ITF (Uluslararası Taekwondo Federasyonu). Diğer başka kuruluş ve organizasyonlarda halen vardır fakat bu ikisi kadar yaygın ve faal değildir. Genel bilgi açısından bu iki kuruluş arasındaki farklılıkları açıklamaya çalışalım. Unutmayın Türkiye Taekwondo Federasyonu WTF’nin bir üyesidir. Sydney 2000 de Taekwondo resmi spor dalı olarak kabul edilmiştir.

Devamını oku: WTF ve ITF Tarihçeleri ve Aralarındaki Başlıca Farklar

TAE; Ayak, KWON; El anlamına gelmektedir. DO ise, ahlak ve fazilete ulaşmak için takip edilmesi gereken düşünce ve davranış biçimidir.

Taekwondo kelime anlamıyla el ve ayaklarla uygulanan savunma ve vuruş tekniklerinden oluşan, sporcuda ahlaki değerlerin yüceltilmesine katkıda bulunan bir spor dalıdır.

Taekwondo, uzak doğu ülkelerinden KORE’ nin Milli sporu olup, bu ülkede doğmuş, gelişmiş ve zamanla Dünya’ya yayılmıştır. Geçmişi 13 Asır öncelerine dayanmaktadır. Nitekim o çağlarda KORE’de yaşayan insanlar doğaya, vahşi hayvanlara ve haydutlara karşı kendilerini savunmak için tamamiyle ayak tekniklerini içeren bir savunma sistemi geliştirmişler ve buna “TAEGYON” yani “Ayak Sistemi” adını vermişlerdir. Yine aynı çağlarda KORE’ de uygulanmakta olan “KWONPOP” yani “Yumruk Metodu” olarak isimlendirilen sadece el tekniklerini içeren bir sistem daha bulunmakta idi.

Devamını oku: Taekwondo ve Tarihçe

İsmet IRAZ Hoca Taekwondo DuayeniHayatı tam bir roman. Taekwondoyu Türkiye'ye getirdi. Ülkemize yüzlerce madalya kazandırdı. Eli ile demir kırdı, kafasıyla mermer parçaladı. Ormanlar kralı aslanla boğuşmaya kalktı. Piyano çalıyor, 5 vakit namaz kılıyor.

İşte, karşımızda İsmet Iraz. Yolun yarısını geçen her vatandaşın, mutlaka tanıyacağı bir isim. Spor camiasının İsmet abisi. Taekwondonun babası. Şimdiki gençler pek bilmez, İsmet Iraz bir efsaneydi. İnanılmaz popülerdi. Televizyonların, evlerimize yeni yeni girdiği yıllarda, ekran başına dikilirdik, kendisini hayranlıkla izlerdik. Yüreği ve bileği kuvvetliydi. Vurduğunu devirirdi. Racon da keserdi. Aradan yıllar geçti. Mütevazı yapısından hiç bir şey kaybetmeyen İsmet abi, biraz hüzünlü, biraz da gururlu bir şekilde, bize dünü ve bugünü anlattı. Okumak ister misiniz?

- Taekwondoyu Türkiye'ye sizin getirdiğinizi biliyoruz.

- Doğrudur. 70'li yıllara kadar Türkiye'de sadece judo yapılıyordu. Karateyi öğrenebilmek için Japonya'ya gittim. Aylarca Japonya'da kaldım. Sonra Korelilerin milli sporu olan Taekwondoya merak sardım ve Kore'ye geçtim. Kurslara katıldım. Oradan da başta Çin, Taiwan, Hongkong ve Tailand olmak üzere, tüm Uzak Doğu'yu gezdim. Aralıklarla 3-4 yıl Uzakdoğu'da kaldım.

Devamını oku: Cesur yürek İsmet IRAZ

İsmet IRAZ Hoca Madalya KürsüsündeTürk halkı Taekwondo ile ilk kez 1964 yılında, Koreli General Choi Honghi başkanlığında, gösteriler yapmak üzere ülkemize gelmiş olan bir Taekwondo ekibi aracılığıyla tanıştı. Bu tarihten sonra Şükrü Gençel ve Nazım Canca Taekwondonun yaygınlaştırılabilmesi amacıyla yoğun çalışmalara başladılar. Bu alanda Türkiye'deki asıl büyük atılım 1970'lerden sonra oldu. 1970'te Türkiye'ye getirilen Güney Koreli antrenör Cho Soo See, yeni sporcular yetiştirerek, Türkiye'de Taekwondonun gelişmesine büyük katkılarda bulundu. İsmet Iraz'ın da büyük çabaları ile bu spor dalının kısa sürede sevilen ve ilgi gören bir branş haline geldiği; Türk sporcularının da bu branşta çok başarılı olarak dünya kürsülerine çıktıkları görüldü. 1981 yılında Judo Federasyonu'ndan ayrılan ve özerk bir statüye kavuşan Taekwondo Federasyonu Başkanlığı'nı 1982 yılına kadar Mithat Kor yürüttü. 1982 yılında atamayla gelen Esen Beder, 1993'te seçimleri kazanarak bu görevi yeniden üstlendi. 1983 Dünya Şampiyonası'nda birinci olan Yılmaz Helvacıoğlu, uluslar arası alanda ilk büyük başarımızı elde etti. 1985 Dünya Şampiyonası'nda Metin Şahin 2., takım halinde ise ekibimiz 37 puanla 3. oldu. 1987 Dünya Şampiyonası'nda ülkemize branşında ikinci kez Dünya Şampiyonluğu getiren Tennur Yerlisu, ayrıca iki kez de Avrupa Şampiyonluğu'nu ve Türkiye'nin ilk bayan dünya şampiyonu ünvanını elde etti.

Devamını oku: Türkiye'de Taekwondo

Bundan tam 17 yıl önce Ermenistan'a bağlı silahlı güçler, kundaktaki bebekleri bile öldürdü.
Ermenistan'a bağlı silahlı güçlerin 25-26 Şubat 1992 tarihinde işgal altındaki Yukarı Karabağ'ın Hocalı kentinde işlediği katliamda hayatını kaybedenler, Bakü'de yapılan resmi törenle anıldı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, kentin Hatai semtinde bulunan Hocalı Soykırımı Anıtı önünde düzenlenen törende, anıta çelenk bıraktı ve saygı duruşunda bulundu. Ardından bakanlar, üst düzey yöneticiler ve yabancı misyon temsilcileri anıta çelenk koydu.

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı tören alanı çevresindeki yollar sabah saatlerinden itibaren araç trafiğine kapatılırken, töreni kısıtlı sayıda yerli ve yabancı basın mensubunun izlemesine izin verildi. Aliyev'in tören yerinden ayrılmasından sonra anıt halkın ziyaretine açıldı.

Hocalı katliamı kurbanları, ülke genelinde ve ülke dışında çeşitli toplantı ve etkinliklerle anılıyor.

BİR GECEDE YOK EDİLEN KÖY

Devamını oku: 1992'deki Korkunç Hocalı Soykırımının Öyküsü

Sanat aklın ve duyguların birlikte bir dışa vurumudur. Düşüncenin aksiyon olarak tutarlı olarak anlatımı Taekwondo becerilerindeki zerafet, aklın ve ruhun bir ürünüdür. Düşüncenin dışa yansımasıdır.
Herkes Taekwondo tekniklerini mükemmel yapamaz. Çoğu kişi daha işin başında bırakmak zorunda kalır. Çünkü akli ve ruhi yaratıcılığı olmayan kişilerin Taekwondo teknik becerilerini kazanabilmesi zordur.
Tıpkı bir balerin gibi, Taekwondo’da da kişinin ruhi, akli zenginliği, mükemmel bir duyarlılığı şarttır. Kişinin fiziksel yapısı kadar ruhi yapısının da Taekwondo tekniklerini dışa vuracak ve geliştirecek Olgunlukta ve zarafette olması gereklidir.
Taekwondo’daki tekniklere bu sanatsal yaklaşım ve onları sürekli olarak mükemmelleştirme isteği MUYE olarak tanımlanır. Ruhun güzelliğinin isteğinin mükemmelliğinin Taekwondo becerilerine yansıtılmasıdır.
Taekwondo’daki felsefi düşünce Taekwondo’daki felsefi düşünce, doğunun felsefi mistik yapısından etkilenmiş doğa ötesi yaklaşımlar ve fikirlerde içerir. Taekwondo’daki felsefi yapı, insanla doğa ve evren arasındaki ilişkileri gerçekleştirmek üzerine bina edilir. Bu MUTO olarak tanım bulur.

Devamını oku: Taekwondo'daki Sanatsal Düşünce

Taekwondo ve ÇocuklarÇocuklar fiziksel ve ruhsal olarak “henüz” gelişmektedir. Bu süreç Taekwondo açısından çift yönlü fayda sağlamaktadır. Çocuğun bu ham yapısı teknikleri daha çabuk algılamasını ve uygulamasını sağlamaktadır. Ayrıca Taekwondo ile spor yapan çocuğun bedeni, daha güçlü, esnek ve dayanıklı olacaktır. Fiziksel egzersizler ve teknik çalışmalar neticesinde, dengeli, çevik, dirençli ve güçlü bir yapıya sahip olacaktır. Esnetme egzersizleri neticesinde çocukların, kas yapısında uzamalar olur. Bu sayede çocuk dengeli bir boy-kilo orantısına sahip olur.

Taekwondo’nun dinamik yapısı özellikle “en hareketli çağlarında” olan çocukların ilgisini çekmektedir. Çocuklar Taekwondo ile hareket edebilmekte, enerjisini boşaltabilmekte, vücudunu pratik olarak kullanmayı öğrenmekte ve tüm bunları eğlenerek yapmaktadır.

Devamını oku: Çocuk ve Taekwondo

Self Defans TaekwondoSavunma ihtiyacı yaşamın başlangıcı ile birlikte başlamıştır. Korunma ve yaşamını devam ettirme isteği insanoğlunun temel güdülerinden birisidir. İnsanlar, korunmak için pek çok sistem geliştirmiş ve yaşamını devam ettirmek için sosyalleşmiş ve medeniyetleri kurmuştur.

Doğa ile mücadele etmek için korunan insanoğlu zaman içinde doğal kaynakların paylaşımı ve özel mülkiyet kavramlarının ortaya çıkması ile birbirinden de korunur hale gelmiştir.

Korunma ihtiyacı günümüzde halen devam etmektedir. Fiziksel korunma ihtiyacı modern dünyada devlet aygıtı tarafından kısmen sağlansa da saldırının bittiğinden ve korunma ihtiyacının ortadan kalktığından söz edemeyiz.

Devamını oku: Kendimizi Savunmamızdaki Maksat Nedir?

Mekik hareketleri yıllardır fitness programlarının en etkili köşe taşlarından biri olarak yapıla gelmektedir. Taekwondoda da mekik antrenörler tarafından sık yaptırılan bir eksersiz biçimidir. Ancak mekik hareketi bu etkili konumunu gerçekten hak ediyor mu?
Mekik hareketi hakikaten karından fırlayan bağırsaklarınızı düzleştiriyor mu (yani göbeğinizi ortadan kaldırabilir mi?) veya belinizdeki gevşek adaleleri kalınlaştırıyor mu?
Elbette ki hayır Mekik hareketinin bu fonksiyonu olmaz yalnız kuralına uygun yapılırsa bel kaslarının sertliğini arttırır. Fiziksel gelişmenizi sağladığı gibi bel kemiğinizi korur ve hareketini mükemmelleştirir. Eğer hatalı yapılırsa mekik hareketi boşuna zaman kaybı olur ve hatta sporcu için zararlı bile olabilir.

Devamını oku: Doğru Mekik Çekme

 

Taekkyun geleneksel bir Kore dövüş sanatıdır. Taekwondo’dan farklı olarak hareketleri dansa da benzer. Japonya’da da kullanılan bu sanat bir meslek haline dönüştüğü için yasaklanmıştır. Soyu çok eskilere dayanan Taekkyun dövüş sanatı binlerce yıl önce Japonlar tarafından da öğrenilmişti. Korelilerin savaşlarında bu durum baya zorluk vermişti. Bu yüzden bu dövüş sanatı bırakılmıştı. Fakat daha sonradan eski kültürlerini sürdürmek için yapılan araştırmalarda 2 yaşlı adamın hala bu sanatı sürdürdüğü öğrenilmiştir. Tekrar bu sporu hayata geçirmeye karar verilmiştir. Bu yaşlı hocalardan bu sanatın hareketlerini göstermeleri rica edilir ve bunlar ilerleyen yıllarda videolara çekilir. Taekkyun federasyonu kurulur ve aynı şekilde bu sporu iyi bilen yaşlılardan yeni öğrenciler eğitmeleri istenir.

Devamını oku: Taekkyun (Geleneksel Kore Dövüş Sanatı)

2008 Pekin Olimpiyatlarında Taekwondo da alınan sonuçlar birçok yerde ve kişiler tarafından farklı açılardan değerlendirilmiştir. Bende uzun yıllar Türkiye Taekwondo milli takımı antrenörlüğü ve Teknik kurul başkanlığı yapmış bir kişi olarak 2008 Pekin Olimpiyatlarında Taekwondo da elde edilen sonuçları ve herkesin gözden kaçırdığı bazı noktaları tüm Taekwondo camiasını sunmak isterim.

Öncelikle Taekwondo milli takımımızın Pekin Olimpiyatlarında başarısız olduğunu belirtmek istiyorum. Neden başarısız olduğumuz ile ilgili görüşlerimi ve tüm Taekwondocuların gözden kaçırmamasını istediğim düşüncelerimi şöyle sıralayabiliriz.

1. Olimpiyatlar kendi içerisinde değerlendirilir ve bu değerlendirme yapılırken hiçbir şekilde ülkelerin branşlarında aldıkları madalyalar kendi kıtalarında bulunan ülkelere göre değerlendirmeye tabii tutulmaz. Bunun dışında yapılan her türlü değerlendirmeler ve sıralandırmalar yanlıştır.

Devamını oku: 2008 Olimpiyatlarında Türk Taekwondosunun Değerlendirilmesi (Kadir YAĞIZ)

Taekwondo’nun anavatanı ve merkezi neresidir?
Taekwondo’nun anavatanı Güney Kore; merkezi ise Seul şehrindeki Kukkiwon’dur.


Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı kimdir?
Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Yard. Doç. Dr. Metin ŞAHİN’dir.


Dünya Taekwondo Federasyonu Başkanı kimdir?
Dr. Chungwon CHOUE

Devamını oku: Kuşak Sınav Soruları

Bu makalede bir savaş sanatı olan Taekwondo’nun, gerçek anlamda çalışıldığında nasıl bir yaşam biçimi haline geldiği anlatılmaktadır.  Gerçek bir taekwondocu bu sanatın felsefesini, yaşamının her yönüne yaymak suretiyle, etrafıyla uyum ve barış içerisinde bir hayat sürer ve taekwondoyu bir yaşam biçimi haline getirir.

Devamını oku: Taekwondo: Bir Yaşam Biçimi 

Uzakdogu sporlari yapan arkadaslar arasinda kemer derecelerinin felsefi anlamlarini kaciniz biliyor tahmin edemiyorum ama su kadarini soyleyeyim artik bir cok antrenor arkadas isin felsefi kismini baska turlu yorumluyor gibi!!!
Nasilmi?
-Beyaz kusak - 4 ay sonrasinda gelecek olan yeni bir imtahan parasi
-........ kusak - 4 ay sonrasinda gelecek olan yeni bir imtahan parasi daha...
Iste gunumuzde bu liste maalesf bu sekilde uzayip gidiyor.Peki federasyonlar ne durumda birde buna bakalim.

Devamını oku: KEMER VE DAN , FELSEFESİ PARA! 

Küçük beyinler şahısları, orta beyinler olayları, büyük beyinler ise fikirleri tartışır sözünün gereği ırkçılık yaptığımı düşünen bazı küçük beyinler çıkacaktır ama derdim ne Etiyopya’lı Elvan ile ne de Çin’den, Ukrayna’dan getirdiğimiz sporcular ile. Bu sporcular madalya aldıklarında her zaman içimizde oluşacak buruk sevinç de değil, kürsüye çıktıklarında milli marşımız çalınırken dudakları ile dahi olsa marşımızı mırıldanamamaları da değil, Türkçeleştirilmiş isimleri anons edildiğinde anlayamamaları ve bu yüzden podyuma, sahaya, piste vs. geç çıkmaları da değil beni asıl kahreden.

Devamını oku: Devşirme Sporcular

Copyright © 2012. All Rights Reserved.